İşçi sınıfı boyun eğmedi, eğmeyecek!

Güncel
Görünüm

AKP iktidarı ve sermaye sınıfının ülke çapında yarattığı baskı rejimi, neredeyse tüm kitle mücadelesi imkanlarını kullanılamaz hale getirmiştir.

Basın, ifade ve gösteri yapma özgürlüğü sadece iktidar ve ortakları için mevcuttur. Muhalefet etmek isteyenlere tüm yasal yollar kapatılmıştır.

Başkanlık Sistemi fiilen İslamcı-milliyetçi bir cephenin zorbalığına dönüşmüş, parlamento işlevsiz bırakılmıştır. İktidar sadece kendisine ve yandaşlarına medya imkanı veriyor. Yasalara göre kurulan faaliyet yürüten ve mecliste üçüncü parti olan HDP bile, fiilen yok sayılıyor, haber konusu bile edilmiyor. Varsa yoksa AKP-MHP. Ana muhalefet ise, şaşkın. AKP’ye öykünüyor.

Bu durumu kabul edemeyiz. Öyleyse şöyle soralım: Baskı koşulları altında hangi sınıf AKP iktidarına ve sermaye sınıfına karşı mücadeleyi sürdürmektedir? İktidar ve ana muhalefet diye ayırmadan, emekçilerin çıkarını savunma mücadelesini kim veriyor? Kim kriz karşısında hem ekonomik hem de demokratik haklara sahip çıkıyor?

Bu soruya yanıt işçi sınıfıdır. İşçi sınıfı Gümüşhane’den Kütahya’ya, İzmir’den İstanbul’a, Gebze’ye kadar hem krizin elinden aldığı ücret ve tazminat haklarını hem de sendika mevzuatında patronlara tanınan işyeri yetki itirazına karşı fiili demokratik mücadeleyi sürdürmektedir.

Evet, işçi eylemleri dağınıktır, birbiriyle bağlantısız yürümektedir. Evet, henüz birkaç bin işçiyle sınırlıdır, cılızdır. Ancak ülke çapında yaşanmaktadır, birleştiricidir. Uyarıcıdır.

Hafif de olsa esen rüzgar, hareketsiz bekleyen işçi kesimlerini de etkiliyor. Uzel fabrikası işçisinin 11 yıl önce kıdem tazminatından mahrum edilmesi bugün gündem oluyor. İşçiler toplanıp tazminat haklarını aramak üzere yeniden birleşiyorlar.

Makro Market işçilerinin asıl işveren Mediamarkt, Metro Market’e karşı yürüttükleri mücadele sürüyor. Bin 500 Uyum Market işçisi, Migros’a karşı zafer kazandı bile.

Hükümet İZBAN grevi sırasında olduğu gibi grev yasaklarından vazgeçmiyor. Ancak mücadeleyi durdurabilmiş değil. İşçilere boyun eğdirebilmiş değil. Aksine öfke kaynağı.

İşçi mücadelelerini küçümseyip, varını yoğunu Mart sonunda yapılacak belediye seçimlerine harcayanlar, bize CHP’yi övenler İZBAN grevine baksın. Seçimlerde CHP’ye umut bağlayan devrimciler CHP ile işçilerin cılız mücadelelerini karşılaştırsın; işçilerin boyun eğmediğini görecekler.

Ana muhalefet partisi boyun eğiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında oy sayımı devam ederken adayları havlu atmadı mı? İstanbul belediye başkan adayı Cumhurbaşkanı katına çıkıp ‘köfteci günlerini’ yadedip icazet aramıyor mu? Kılıçdaroğlu Başkanlık Sistemine dahil olup, meclis başkanı istifa etmese de olur diyerek, demokratik hakları hafife almıyor mu?

İşçiler, üstelik sayıca az dahi olsalar, tek adam rejiminin grevlerini yasaklayacağını bile bile grev kararı alıyor, uyguluyorlar. Öyleyse umut kimde? AKP ve sermaye sınıfı karşısında umut kim: CHP mi, işçi sınıfı mı?

Bir yol ayrımındayız: AKP iktidarı, herkesi yeni düzenin içinde yer almaya zorluyor, hiza veriyor, terbiye ediyor. Aydınlar, yazarlar, akademisyenler, HDP yöneticileri ve hatta CHP milletvekilleri tutuklanıyor. Ama bir sokak eylemi, miting düzenlenmiyor.

Gümüşhane’de, Gebze’de, Kütahya’da işçiler üstelik kimse onlara önayak olmasa da fabrikanın kapısında eyleme geçiyorlar. Ücret ve tazminat haklarını ne patrona ne de ekonomik krize teslim ediyorlar.

Öyleyse umut işçi sınıfındadır. Patronların ve hükümetin; ana muhalefet partisinin ve sözde devrimci muhalefet ettiğini söyleyenlerin küçümsediği, değer vermediği, aşağıladığı işçi sınıfı cephesinde rüzgar mücadele etmekten yana esmektedir.

Hafif hafif esmektedir ancak tüm Türkiye çapında esmektedir. Bu, tüm ezilen ve sömürülenleri birleştirme imkanı ve gücü demektir. Sadece bir kesimi değil, ülkenin tüm yoksullarını biraraya getirme imkanı demektir. Kıymetli ve birleştirici olan bu gelişmeler, işçilerin kriz karşısında kendilerini savunma, ayakta kalma mücadelesi için de önemlidir.

Gücümüzü, emeğimizi, birikimlerimizi işçi sınıfının mücadelesini güçlendirmeye harcayalım. İşçilerin ayakta kalmasının, gençlere gelecek vaat edebilmemizin tek yolu budur.

İşçilerin Sesi Gazetesi Ocak 2019, Başyazı

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi